
NASIL BAŞLADI ?
Bize en çok sorulan sorulardan biri, yaptığımız işlerden bile önce geliyor: “Dokuz Çeyrek ismi nereden geliyor?”
Aslında her şey, uzun bir iş gününün ardından gece saatlerinde kırmızı ışıkta beklerken akla gelen bir fikirle başladı. İlhamını Harry Potter’daki Dokuz Üç Çeyrek Peronu’ndan alan bu isim, zamanla bizim için yalnızca bir marka adı olmaktan çıktı ve yaptığımız işi anlatan güçlü bir anlam kazandı.
Hikâyedeki o peron, sıradan dünyanın içinden geçerek bambaşka bir dünyaya açılan bir kapıydı. Bizim için de Dokuz Çeyrek tam olarak bunu ifade ediyor: hayaller ile gerçekler arasındaki geçiş noktası.


VE NASIL DEVAM EDİYOR
Bir markanın, işletmenin ya da kişinin zihninde başlayan fikri alıyor; kimi zaman bir fotoğrafla, kimi zaman bir videoyla, kimi zaman bir tasarımla, kimi zaman da tümünü bir araya getirerek gerçeğe dönüştürüyoruz.
Çünkü biz hiçbir zaman yalnızca standartların belirlediği sınırlar içerisinde çalışmadık. Düşündük, hayal kurduk, araştırdık, konuştuk, fikir aldık, yeniden düşündük ve en sonunda ortaya gerçekten işe yarayan işler çıkardık.
Dokuz Çeyrek’i yalnızca bir reklam ajansı olarak görmüyoruz. Çünkü iyi reklamın yalnızca güzel görünmekten ibaret olmadığını biliyoruz. Doğru reklam; doğru iletişim, doğru hedefleme ve doğru satış stratejisiyle anlam kazanır. Bir markanın nasıl göründüğünü düşündüğümüz kadar, nasıl büyüyeceğini ve yaptığı iletişimin nasıl sonuca dönüşeceğini de düşünüyoruz.
Bu nedenle çalışmalarımızı her zaman çok yönlü planlıyor; olası senaryoları, hedefleri ve ihtiyaçları daha işin başında değerlendiriyoruz. Fotoğraftan videoya, sosyal medyadan tasarıma, reklamdan satış iletişimine kadar markaya bir bütün olarak bakıyoruz.
Biz böyle bir ekibiz.
Bir fikirle başlayan, hayalle şekillenen ve sonunda gerçeğe dönüşen işler üretiyoruz.
Dokuz Çeyrek — Hayalden gerçeğe.

